varlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
varlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2012 Pazar

Beş Varoluş Boyutu

1-    BEN VAR MIYIM?

Tanınmak, kale alınmak, adam yerine konulmak isteriz. Yaşamımız boyunca insanlardan sürekli sen varsın ya da yoksun mesajı alırız.

"Ben varım mücadelesi" verir dururuz yani.
Evdeki kedimiz bile mevcudiyetini burnumuzun dibine girerek gösteriyor. Ne zaman başka birşeyle ilgilensek gelip üstüne çıkıyor. "Ben de varım" diye bağırıyor bize.
Peki biz ilişkilerimizde birbirimizi var ediyor muyuz?

2-    KABUL EDİLİYOR MUYUM?

Beni olduğum gibi kabul ediyor musunuz? Ben doğal mıyım? Ben de bir bozukluk var mı?
  • Lakaplar sizde bir bozukluk var demektir. Leylek gibi boyunla ne arıyorsun en arkaya geç. ( Boyunun uzunluğu problemli )
  • Ne biçim öksürüyorsun öyle?
  • Ne biçim yürüyorsun? vs.
  • Doğal halim sevilmiyor, başkalarına benzersem kabul görürüm!...
3-    SEVİLİYOR MUYUM?

Benimle konuşmak ister misiniz? Ben özleniyor muyum? Çocukluğumda anneme her kızdığımda özel birkaç eşyamla kömürlüğe taşınırdım. Acıkıncaya kadar tabiki :-)  Yıllar önce bir danışanımla ev gözlemi yapıyordum. "Çocuğunuz gecikti, okuldan kaçta gelir?" dediğimde "Gelmiştir, Odasındadır" cevabını aldığımda tedavi şansını yakaladığımı anlamıştım. Kopukluk ve sevginin aktarılamayışı daha nasıl anlatılabilirdi?

4-    DEĞERLİ MİYİM? 

Kendinden daha büyük bir bütünün parçası olmak hepimizin ana mücadelesi zaten. Aile, iş yeri, hatta daha sonra yaratıcının kendisi. Peki parçası olduğumuz bütün tarafından değerli görülüp görülmediğimizi biliyormuyuz?
  • Her kez oturmadan yemeğe başlanmaz.(Biz bir aileyiz bilinci vermek için) Çocukken banyoda elimi yıkarken evdekiler yemeğe başlarlarsa kendimi kötü hissederdim. Unutulmuş, hatta önemsenmemiş. Size hiç olmadı mı? Ya da soğuk bir havada okul çıkışı ebeveyniniz tarafından beklendiğinizi görüp kendinizi değerli hissetmediniz mi? Peki etrafımızdaki insanlara benim için değerlisin mesajını verebiliyor muyuz gerçekten?
5-    YAPABİLİR MİYİM? 

Siz ona güvenirseniz oda kendine güven duygusu kazanır.
  • Anne tabakları ben getireyim mi? 
  • Dokunma kırarsın. 
  • Kırmam valla!  (Bırakın canım kırarsa kırsın; eğitim zayiatı sayarsınız :-))
Hayatınızdaki tüm insanlara gerekiyorsa haykırarak söyleyin, daha önemlisi hissettirin. Kendinize de hissettirmelerini talep edin;
VAR SINIZ!...
KABUL EDİLİYOR SUNUZ!...
SEVİLİYOR SUNUZ!...
DEĞERLİ SİNİZ!...
YAPABİLİR SİNİZ!...

Daha güçlü olumlamamı var!

Kartal ÖZAL
PDR ve Davranış Bilimi Uzmanı

20 Aralık 2011 Salı

Spiritüellik dediğimiz şey nedir?


Spiritüellik dediğimiz şey nedir?
Spiritüellik zaman zaman din ile kaıştırılabilen güçlü bir ilkedir. Spiritüellik, yani ruhanilik, sizin Yaratıcı Kay­nakla olan teke tek içsel ilişkinizdir.
           "Bizler, ruhsal deneyim yaşayan bir insanlar değil; insani deneyim yaşayan ruhlarız." Biz, spiritüel bir var­lık, Yaratıcı Kaynağın ve Gücün bireysel olarak var oluşuyuz, bizim kimliğimiz budur. Ruh her zaman daha büyük bir ifadeye açılan varlıktır ve bizim bura­da bulunma amacımız, ruhsal bir varlık olarak gelişmek ve bü­yümektir. Ortalama bireylerin sıkça karşılaştığı durumlardan biri, kim oldukları ve dünyanın ne olduğuyla ilgili yanlış bir tanım ve odak noktası ile yaşıyor olduklarının farkına varmalarıdır.
           Yaşamımızı sürdürebileceğimiz üç halka var;
 Gücün ilk halkası, gayri ihtiyari bir dünya ve içinde bulundur­duğu tüm somut varlıklardır. Bu dünyada yaşamak doğal ve nor­mal görünse de, ayakta kalmak inanılmaz bir güç gerekti­rir. Bu kadar kolay görünmesinin sebebi, doğduğunuz andan iti­baren dünyayı gözlemlemeye koşullandırılmış olmanızdır. Dünyayı, ilginizle ayakta tutarsınız, ilginiz ka­yarsa, sizin bildiğiniz dünya da sarsılır.
           Gücün ikinci halkası, Ruhun soyut dünyasıdır. Bu alışıl­madık bilinç dünyasına insan, enerji çoğaltımıyla girmeyi öğrenir. İkin­ci halkanın diyarını keşfetmeniz için size yardımcı olacak pek çok uygulama vardır, ama bunu başarmak, inanılmaz bir odak ve di­siplin gerektirir.
Gücün üçüncü ve son halkası, iki dünyayı kaynaştırabilme be­cerisidir. Bu üçüncü safhaya eriştiğinizde, iradeniz ve isteğinizle ikisinde ya da herhangi birinde yaşayabilme becerisine sahipsiniz demektir.
           Modern bilim şimdi, mistiklerin yüzyıllardır bildikleri şeyi onaylıyor. En büyük hata, sizin somut fiziksel bir varlık olduğunuz inan­cıdır. Büyük ustalar kendilerini, daha büyük bir enerji alanında işlev yapan enerji alanları olarak görürler. Güç, toplayabildiğiniz, yoğunlaştı­rabildiniz ve artırabildiğiniz enerji miktarıyla ölçü­lür ve yapabildiğiniz seviye ve derece, sizin kişisel gücünüzü be­lirler. Enerjinizi, daha yüksek bir frekansa ve sürate ulaştırmak için, çok daha yüksek bilinç seviyelerine ihtiyaç olacaktır. Yüksek benliğinizle direkt bir ki­şisel deneyim yaşamadan sonsuz olduğunuzu bilemezsiniz.          
Her zaman söylediğim gibi kişisel özgürlüğü ve kendini iyileştirmeyi öğretmeyen her yöntem, kusurlu veya eksiktir.. İnsanın sonsuz spiritüel kavram­ları korkuyla açıklaması, insanileştirmesi, sınırlı aklından gelir. Gücün ikinci halkası, ruh dünyasına bir adımdır. Bu adım, tüm geleneklerin söylediği, daha üstün bir sevi­yedir.
          Yaşamınızda daha fazlasına mı sahip olmayı seçiyorsunuz? Daha güçlü olmak mı istiyorsunuz? Öy­leyse, kaynak içinizde ve ona erişmek için önce kendi kimliğinizin farkına varmalısınız. Siz, genişleme görevinde spiritüel bir enerji alanısınız. Spiritüel kimliğinizin farkına varın ve gücün ikinci hal­kasına adım atın. Sonrası size gelecektir.
Kartal ÖZAL
PDR ve Davranış Bilimi Uzmanı