astral temizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
astral temizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2012 Cuma

Soyunun üzerinizdeki giysilerden, cesaretle çıkın yola!...


Ben Aralık ayında doğmuşum. Aileye ilk gelen torun olup birde erkek doğunca ilk iki yıl, deyim yerindeyse el üstünde büyütülmüşüm. Doğduğum andan itibaren çevremdekiler koruma ve kollama içgüdüsüyle sıkıca sararak giydirmişler, maşallah bolca da yedirmişler. Tabi bu duruma vücudum hemen reaksiyon göstermiş. Alerji ataklarım başlamış, her yerim kabarıp duruyormuş. Sonrasında nerdeyse iki yaşıma kadar gitmediğimiz doktor, profesör kalmamış İstanbul’da. Durumumda bir gram ilerleme olmadığı gibi sürekli geriye gitmiş. Derken bir komşunun tavsiyesiyle Bahçelievler’de bir pratisyen hekimin muayenehanesine götürmüşler. Doktor beni görünce hem annemi, hem de babaannemi bir güzel kalaylamış haliyle.
“Ne yapıyorsunuz bu çocuğa hanımlar?” demiş, “Lahana gibi giydirmişsiniz. Acil çıkarın üzerindekileri, bu çocuğun teni nasıl hava alır?”.
Böylece doğumdan sonra başlayan aşırı korumacı, yaz gününde yün içlik günlerim alerjilerimle birlikte sona ermiş. Yıllarca atlet giymekten nefret ettim. Ben neden olduğundan çok emin değildim, ama tenim biliyordu başına geleni. Ama bedenimin hafızasına kaydedilen “Üşürsün” düşüncesinin getirdiği bronşiti ortaokula kadar taşıdım üstümde.  (Şimdi her kar yağdığında biraz üşümek için kazakla dışarı çıkmama eşim çok şaşırıyor).
Peki, benliğimizin durumu farklımı sanki? Üzerinize kaç kat giyindiğinizi fark ettiğinizde afakanlar basmıyor mu sizi de? Ardından alerjik reaksiyonlar, egzamalar, vitiligolar, fobiler, nedeni belirlenemeyen ağrılar, hastalıklar gelmiyor mu? Her yeniden doğuşumuzda yeni elbiseler giyip geliyoruz hayata. Ama bazen yün içlikler gibi bazı yaralarımızı da, ruhsal bedenimizin hafızasında taşıyoruz. Sonra sorunu çoğu zaman bu yeni elbiselerde arıyoruz. Tam üstümüze oturmadığından şikayet ediyoruz durmadan. Terziden şikayet ediyoruz bazen. “Küsüyoruz hatta terzilere, başkaları ipek kaftanla gezerken neden bizim üzerimizde iki beden büyük ya da küçük elbiseler olduğunu anlayamadığımızdan.”  Sonra doğar doğmaz bizi ruhsal olarak da giydiren yakın çevremizde arıyoruz hatayı. Öyle ya, özenle, dikkatle giydirselerdi belki de bu sorunları yaşamazdık. Ardından biraz cesareti olanlar, başlıyorlar üzerlerine giydirilen, ama kendilerine ait hissetmedikleri ruhsal elbiseleri kesip biçmeye. Olmadı dünyadaki terzilerden yardım istiyorlar (psikologlar, psikiyatristler, danışmalar, koçlar burada devreye giriyor). “Kimimiz biraz üzerine uydurunca oldu zannedip bırakıyor başka elbise denemeyi”. Ama cesareti olup ruhsal giysilerinden tamamen soyunabilenler, keşfedilmemiş sahillere yelken açabiliyorlar benliklerinde. Geçtiğimiz hafta sonu, Kocaeli’nin kırsalında, bir meditasyon sırasında, kendimi Japonya’da bir sahilde samuray kıyafetleriyle bulduğumda hiç anlam verememiştim bu sahneye. Ardından iki saat süren bir derin kazının sonucunda o yaşamdan ne kadar fazla şeyi getirdiğimi fark ettim ruhsal bedenimle. Ruhsal bedenimin hafızasında uzlaşmanın yenilgi getirdiği yazıyordu mesela, oysa bir samuraya savaş alanında ölmek yakışırdı. Sonra bu hayatımda uzlaşmaz tavrımla kaybettiğim kariyerlerim, kaybettiğim iş ve ilişki fırsatlarım geldi gözümün önüne. Hep bir samuray gibi onurlu ve yalnız öldüğüm, arkama bile bakmadan yürüyüp gittiğim. O hayattaki 35 yıllık suskunluktan sonra şimdi susmakta ne kadar zorlandığım mesela. Ya da bu kadar konuşmanın  içinde duygularımdan ne kadar az bahsettiğim. Yardım alma girişimindeki başarısızlığın üstüne, bu yaşamda en yakınımdaki insanlardan bile yardım istemekte zorlandığım geldi aklıma.
Ruhsal elbisenizdeki katmanları bıraktıkça ardınızda, onun alerjik etkilerini de unutuyor bedeninizin hafızası, sanki hiç yaşanmamış gibi. Soyundukça giysilerinizden parıldamaya başlıyor altından gerçek benliğiniz, tüm güzelliği ve kirlenmemişliğiyle. Önemli olan bu derin kazıya cesaret edip yola çıkmanız sadece. Herkes birbirinden eşsiz, birbirinden farklı ve bunun gerçekte ne anlama geldiğini sadece ruhunuz biliyor. Onun rehberliğine güvenerek bıraktığınızda kendinizi, içinizdeki eşsiz ressamı, müzisyeni, mühendisi, ziraatçıyı, danışmanı, fotoğrafçıyı, gerçekte her ne iseniz onu fark edeceksiniz ve onunla buluştuğunuz, yeteneklerinizi hayata sunduğunuz andan itibaren kimsenin size veremeyeceği bir özsaygı kaplayacak içinizi. İşte o andan itibaren artık anda olmak ne demek bileceksiniz! Soyunun üzerinizdeki giysilerden, cesaretle çıkın yola ve unutmayın!
“İpekten kaftanda giyse, yünden abada, içindeki insan insandır.” Hz.Mevlana
Aşkla kalın,
Kartal ÖZAL
PDR ve Davranış Bilimi Uzmanı

1 Mart 2012 Perşembe

“Ruhun Kabuğunun Kırılması” nedir? “Astral Temizlik” neden yapılmalıdır?


“Ruhun Kabuğunun Kırılması” nedir? “Astral Temizlik” neden yapılmalıdır?

Ruhun kabuğunun kırılması konusunda, Türkiye’de ilk kez geçtiğimiz yaz İstanbul’da Almanya’dan Betül SAVAŞER’ in eğitmenliğinde bir çalışma yapmıştık. Bu yıl Nisan ayında ise İstanbul’da “Ruhun Kabuğunun Kırılması Eğitmenlik Eğitimi”nin ilk iki etabını bir arada gerçekleştireceğiz. 
Peki, Ruhun kabuğunun kırılması ve astral temizlik nedir?
Astral bedenimiz ruhumuzun ayrılmaz bir parçasıdır. Ruhumuz onunla birlikte fizik bedenimize girer ve onunla ayrılır. Dünyaya her doğuşumuzda, aynı astral bedenle fizik bedene bağlanırız. Dolayısıyla geçirdiğimiz tüm yaşamların bilgisi astral bedenimizde saklıdır. Astral bedenimiz ruhumuz için büyük bir hafıza görevi üstlenir.
İşte bu astral bedenimizde çeşitli kereler dünyaya doğumlarımız süresince, birçok hayatımızdan getirmiş olduğumuz tortular da bulunur. Bu tortular, varlığın maddeye bağlanmasından doğar, astral bedenimizin üzerinde zaman içinde birikerek adeta bir kabuk oluşturur. Bu kabuk zamanla insanın kendi öz varlığıyla irtibatının kesilmesine neden olur. Bu kabuğun kırılıp, tortuların temizlenebilmesi için özel çaba gösterilmesi ve özel tekniklerle çalışmalar yapılması gerekir.
Bu kabuğun oluşmasına neden olan en önemli etken negatif düşüncelerdir. Bütün dinlerde insanları iyi davranışlara, kötü söz söylememeye, insan öldürmemeye yönlendirmenin ardında yatan gerçek, aslında bu tür tortulara sebebiyet vermemek içindir. Her türlü pozitif davranış ve pozitif düşünce üretiminin, bu tortu üzerinde bir temizleme işlevi gördüğü bilinmektedir. Buna karşılık insanın ürettiği negatif düşünce enerjileri, bu tortunun gittikçe kalınlaşmasına ve kabuklaşmasına sebep olur. Gerçek bir arınma için, varlığa ağırlık teşkil eden bu tortunun derinliklerine inerek, onları temizlemek gerekir.
Buda “İnsanların büyük çoğunluğu nehrin kıyısında bir aşağı, bir yukarı koşuşur durur. Oysaki nehrin karşısına geçen için ıstırap yoktur” der.
Bugün hayatımızdaki sorunların birçoğu için çözüm bazen çok eskilerde, karmamızda yatar. Kişinin ruhsal olgunluğa ulaşabilmesi, insan-ı kamil denilen üstün şuur, üstün farkındalık haline gelebilmesi için, üzerindeki kabuktan sıyrılması, arınması son derece önemlidir.
Enerji çalışması, yaşam koçluğu, kuantum, nefes veya geçmiş yaşam terapisi çalışmaları yapan her insan önce kendi astral bedenini bu tortulardan arındırmak zorundadır. 

Kartal ÖZAL
PDR ve Davranış Bilimi Uzmanı

29 Şubat 2012 Çarşamba

"ULUSLARARASI SERTİFİKALI" RUHUN KABUĞUNU KIRMA EĞİTMENLİK EĞİTİMİ

TÜRKİYE’DE BİR İLK!

"ULUSLARARASI SERTİFİKALI"
RUHUN KABUĞUNU KIRMA EĞİTMENLİK EĞİTİMİ
21-22-23 Nisan 2012

RUHUN KABUĞUNUN KIRILMASI VE ASTRAL TEMİZLİK NEDİR?

Astral bedenimiz ruhumuzun ayrılmaz bir parçasıdır. Ruhumuz onunla birlikte fizik bedenimize girer ve onunla ayrılır. Dünyaya her doğuşumuzda, aynı astral bedenle fizik bedene bağlanırız. Dolayısıyla geçirdiğimiz tüm yaşamların bilgisi astral bedenimizde saklıdır. Astral bedenimiz ruhumuz için büyük bir hafıza görevi üstlenir.
İşte bu astral bedenimizde çeşitli kereler dünyaya doğumlarımız süresince, birçok hayatımızdan getirmiş olduğumuz tortular da bulunur. Bu tortular, varlığın maddeye bağlanmasından doğar, astral bedenimizin üzerinde zaman içinde birikerek adeta bir kabuk oluşturur. Bu kabuk zamanla insanın kendi öz varlığıyla irtibatının kesilmesine neden olur. Bu kabuğun kırılıp, tortuların temizlenebilmesi için özel çaba gösterilmesi ve özel tekniklerle çalışmalar yapılması gerekir.
Kişinin ruhsal olgunluğa ulaşabilmesi, insan-ı kamil denilen üstün şuur, üstün farkındalık haline gelebilmesi için, üzerindeki kabuktan sıyrılması, arınması son derece önemlidir.
Enerji çalışması, yaşam koçluğu, kuantum, nefes veya geçmiş yaşam terapisi çalışmaları yapan her insan önce kendi astral bedenini bu tortulardan arındırmak zorundadır.

RUHUN KABUĞUNU KIRMA EĞİTMENLİK EĞİTİMİ – 1.ve 2.Level İçeriği

SPİRİTUALİZM, RUH VE BEDEN
- Spiritüalizm nedir?
- Cennet, cehennem, araf, spatyom nedir?
- Hayat ağacının insan ruhu ile bağlantısı nedir?
- Ruh nedir? Dış ruh, İç ruh, Eş ruh kavramları neyi anlatır?
- Reenkarnasyon nedir?  Nasıl gelişir?
- Beden ve Ruhun ilişkisi, Ruhun bedendeki yeri      
       
ÇIPLAK GÖZLE FOTONLARIN ve ORBS DÜNYASININ KEŞFİ
Bir Orb gördüğünüzde, siz ışık varlığın enerji alanını görmektesiniz. Işık beden veya merkabah normalde 6 köşeli yıldız şeklindedir. Varlık geliştikçe daire şeklini almaya başlar. Bu ise tamlığı ve bütünlüğü simgeler. Orblar, auraları genişlemiş beşinci boyut varlıklarıdır. Orbları görüntüleyebilmek için sevgi bilincine ulaşmalısınız.

GEÇMİŞ VE ŞİMDİKİ YAŞAMDA ÇALIŞMALAR
- Önceki yaşamlar ve ara yaşam
- Önceki yaşamlardan kalıntıların tespiti
- Şimdiki zamandaki kalıntı ve zedelenmeler
- Kalıntıların temizlenmesi
- Meditasyonlar ve teknik çalışmalarla yeni hayata merhaba!

ALICI VE VERİCİ DALGA BOYUTUNU DEĞİŞTİRME
Vücudumuzdaki her hücre elektromanyetik bir alana ve rezonansa sahiptir. Vücut ve ruh sağlığı açısından baktığımızda sağlıksız olan hücrede bu rezonansın bozulduğu görülür. Kuantum fiziğinin yasalarına göre düşüncelerin, algılamaların dalga boyutu ve frekansı, o düşünceye ait tüm bilgileri barındırmaktadır. Bu frekans kişi tarafından tam tespit edildiğinde o düşünceye ait her şey bilinir hale gelir.

İKİ NOKTA ÇALIŞMALARI
Tüm katılımcılarla bireysel olarak iki nokta çalışması yapılacaktır

KATILIMCILARIN DİKKAT ETMELERİ GEREKEN KURALLAR
1. Eğitimin 24 saat öncesinde kırmızı et ve kahveden kaçınılmalı,
2. Bir hafta öncesinden itibaren alkol alınmamalı,
3. Rahat, pamuklu veya keten kıyafetler, spor veya topuksuz düz ayakkabı giyilmeli,
4. Çocukluk resimleri getirilmeli (1-5 yaş, 5-9 yaş, 9-12 yaş, 12-15 yaş, 15-21 yaş),
5. Siyah göz bağı ve 3 metre yorgan ipliği,

EĞİTMENLER
Kartal ÖZAL ve Betül SAVAŞER

Siz de International Academy of Spirit ve Humanist Akademi’den katılım sertifikası alacağınız "Ruhun Kabuğunu Kırma Eğitmenlik Eğitimi – 1.ve 2.Level" Eğitiminden faydalanmak istiyorsanız bize 0530 544 40 39 numaralı telefonlardan ulaşabilir ya da info@humanistakademi.com adresine yazabilirsiniz.