hedefler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hedefler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2012 Cuma

Sizi siz yapan seçimlerinizdir!


Yaşamda başınıza pek çok şey gelebilir, ama önemli olan sizin pek çok şeyin başına gelip gelmediğinizdir. Yani yaşamınızı, kariyerinizi, ilişkilerinizi kısaca kaderinizi, sizin yönetip yönetemediğinizdir. Yaşamınızı kendi tercihlerinizle yaşamayı seçmek, sahip olabileceğiniz en büyük özgürlük. Seçimleriniz yalnızca size aittir. Dolayısıyla sonuçlardan da sadece siz sorumlusunuz.
Peki, Siz kimsiniz ve ne istiyorsunuz?
Sıkça belirttiğim gibi, bugün yaptığınız seçimlerle adeta bir yazılımcı gibi kendi geleceğinizi yazıyorsunuz. Geçmişteki seçimlerinizin ne olduğunu bilmek istiyorsanız, şimdiki kendinize ve sürdürdüğünüz yaşama bakın. Etrafınızda gördükleriniz, geçmişte yaptığınız seçimlerin sonuçları. Yol boyunca daha çok farkındalıkla seçim yapmış olsaydınız, yaşamda neleri başarabileceğinizi tahmin bile edemezdiniz. Bazı insanlar yakınarak yaşamayı seçer, bazıları ise sadece yaşamdan tat almayı seçer. Neyi seçeceğinizi ve nasıl seçeceğinizi belirleyebilmek, alabileceğiniz en önemli eğitim olabilir. Bu seçimlerde büyük veya küçük diye bir şey yoktur. Kolayca aldığınız küçük kararlar, planlayarak aldığınız büyük kararlar kadar önemlidir. Bir günde bin küçük seçim olabilir. Hepsi önemlidir. Yönümüzü belirleyen yaptığımız büyük seçimlerdir. Varacağımız noktaya bizi ulaştıran ise yaptığımız küçük seçimlerdir. Seçtiğiniz her ne ise, O sizin tercihinizdir.
Seçimle sürülen yaşam kadar mükemmel bir yaşam yoktur. Zihninizin en sessiz fısıltılarını dinleyin; size en çok yardımcı olacak seçenekleri sürekli anlatıyorlar.
Sevgi – Başarı - Mutluluk - bir seçimdir.
Geçmişte hepiniz en az bir kere büyük bir savaş verdiniz. Şimdide başarmayı seçenlerden olun! Bırakın ışığınız her yere yayılsın! Siz sadece ışıldayın, hedefleriniz bu ışığı takip eder!...
Kartal ÖZAL
PDR ve Davranış Bilimi Uzmanı

31 Aralık 2011 Cumartesi

Yeni yıl da kendinizi sevin!...

Yeni yıl da kendinizi sevin!...
Hepimiz sonsuz bir hayat yolculuğundayız. Ancak dünyadaki yaşamımız, yani ömür dediğimiz şey, bu sonsuz hayata kıyasla oldukça kısa. Çeşitli konularda deneyimler yaşamak, dersler almak, sevgi kapasitemizi artırmak ve dolayısıyla tekamül edebilmek için geliyoruz dünyaya. Bunun doğru- yanlış zamanı, iyi-kötü şekli yok. Kocaman bir yolcuğun ortasındaki küçücük bir yaşamdayız ve deneyimlerimizi tamamladığımızda ilerleyip yeni ufuklara yelken açacağız.
Peki, bu arada ne kadar geliştirebildik kendimizi? Kalplerimizi koşulsuz bir sevgiyle, aşkla ne kadar yaktık? Ne kadar yandık, kavrulduk henüz yaşarken? Ölmeden ölmeyi ne kadar başardık? Nefsimizi ne kadar kontrol altına alabildik? Ne kadar kanat çırptık aşka, Mevlana’nın söylediği gibi; “Aşka uçamadıktan sonra kanatlar neye yarar!” Yeteneklerimizi ne kadar kabullendik tutkuyla.
Sevgi kapasitemiz bu dünyaya doğarken, bu dünyadan ayrıldığımızda ve yeniden doğuşlarımızda sürekli yanımızda olan tek şeydir. Peki, bugün terk edecek olsak dünyayı yanımızda kimlerin ve nelerin sevgisini götürürüz, hiç düşündünüz mü? Sahip olduğunuz malın mülkün sevgisini götürmeyi ister misiniz gerçekten? Yoksa İnsana ve Yaratana olan ilahi sevgiyi mi götürmek istersiniz yanınızda?
Kendinizi sevebileceğiniz tek zaman Şimdi ve Burası’dır dostlar. Koşulsuz, beklentisiz sevgiyle önce kendinizi sevmelisiniz. Bu da ancak kendinizi olduğunuz halinizle, eleştirmeden, yargılamadan ve suçlamadan kabul etmekten geçer. Peki, kendinizi sevmek için ne kadar koşul koyduğunuzun farkında mısınız?
-          Yeni yılda “yeni bir sevgili bulursam” kendimi daha çok seveceğim!...
-          Yeni yılda “yeni bir iş bulursam” kendimi daha çok seveceğim!...
-          Yeni yılda “zengin olursam” kendimi daha çok seveceğim!...
-          Yeni yılda “kilo verirsem” kendimi daha çok seveceğim!...
-          Yeni yılda “yeni bir eve taşınırsam” kendimi daha çok seveceğim!...
-          Yeni yılda “eşyalarımı veya arabamı değiştirirsem” kendimi daha çok seveceğim!...
Böylece şartlara ve koşullara bağlayarak sürekli erteliyoruz kendimizi sevmeyi. Kendimizi sevmedikçe, küstükçe kendimize, kendi karanlığımıza ve çıkmazlarımıza saplanıp kalıyoruz. Sonra insanlar bizi daha çok sevsin, fark etsin, değer versin istiyoruz. Ne büyük çelişki değil mi?
Ne zaman insanlar sizi koşulsuz sevecek, hayatınız bolluk içinde geçecek, hatta kilo vereceksiniz bilmek ister misiniz? Siz kendinizi olduğunuz halinizle sevip kucakladığınız zaman. Yeni yılın ilk dakikalarına saatler kaldı. Kendinize en güzel armağanı verin, siz olun, bırakın insanlar sizi sadece kendiniz olduğunuz için sevsin ve değer versin. Siz her zaman daha iyisini hak ediyorsunuz. Tekamül yolculuğunuzu bunun için sürdürüyorsunuz. Yeni yılın ilk dakikalarında kapı eşiğinizde kocaman bir “Nar” parçalayın ve tüm bolluğu ve bereketiyle kucaklayın yeni yılınızı.
Sevgiler ve iyi yıllar,
Kartal ÖZAL
PDR ve Davranış Bilimi Uzmanı