Kayıtlar

Berlin Üzerine Gökyüzü

Resim
“Yeni Alman Sineması” akımının en önemli yönetmenlerinden Wim Wenders için, Alman sinemasının özüne fotoğrafın “aurasını” yerleştiren yönetmen deniyor. Görüntüleriyle o kadar  çok şey anlatmayı başarıyor ki, “zamanı görüntü ile yazabilen” yönetmen diye anılıyor. Bu tekniğiyle izleyiciler üzerinde olağanüstü bir etki bırakan Wenders, “manzara artık sadece hikayenin içinde geçtiği arka plan olmaktan çıktı.Manzara bir dekor değil, bir anlatıcı oldu.” diyor.
Bu tekniğini; yabancılaşma, yalnızlık, yolculuk (çoğunlukla içsel yolculuk)  gibi konularla birleştirmeyi tercih eden yönetmenin “Arzunun Kanatları - Wings of Desire” (Berlin Üzerine Gökyüzü) filmi, sinemasının bütün özelliklerini içinde taşıması bakımından onu en iyi anlatan filmlerin başında geliyor. Yapım şirketi “Berlin Road Movies”, Zülfü Livaneli'nin “Yer demir, Gök bakır” filminin de yapımcısıymış. Filmde fonda bazen Livaneli ezgileri duymamız bundanmış.
Berlin Üzerine Gökyüzü, ölümsüzlükten ve sonsuzluktan sıkılmış iki yalnı…

mother!

Resim
Bu hafta Sinema Salısı’nda sarsıcı metaforlarla dolu, bol sembol okumalı, durdurup durdurup üzerine konuştuğumuz bir film vardı. Pi, Requiem For A Dream, The Fountain ve Black Swan gibi filmlerin yönetmeni Darren Aronofsky’nin son filmi “mother!”
İnsanı aptal yerine koyan, zekasını küçümseyen ve her şeyi açıklamaya çalışan filmlerdense alegorik anlatımları severim. (Alegori; bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme sanatıdır. Soyut bir düşünceyi heykel ya da resim ile göstermek, örneğin adalet düşüncesinin gözü bağlı ve elinde terazi bulunan bir kadınla (Themis) anlatılması gibi.)
Jennifer Lawrence'ın karakteri Doğa Ana'yı, Javier BardemYaratıcıyı, Ed Harris ve Michelle Pfeiffer'ın karakterleri Adem ile Havva'yı temsil ediyor. Eve sonradan gelen ve miras kavgasına giren iki erkek ise onların oğulları, Habil ile Kabil'i, doğan bebek ise İsa'yı temsil ediyor. “Yaratılış Kitabı” nın modern bi…

On temel "iyi anne" mesajı

Resim
Terapist - Yazar Jasmin Lee Cori’nin “Var’olan Annenin Yok’luğu” kitabından on temel “İyi Anne” mesajını paylaşacağımı söylemiştim. Hadi biraz inceleyelim. Bakalım “İyi Anne” mesajı olduğunda veya olmadığında neler oluyormuş.
1.Burada olduğun için mutluyum: Bir çocuğun daha anne karnından itibaren duyması gereken ilk mesaj budur. Bu mesaj bebeğe değerli ve istenen biri olduğunu hatırlatır.
Bu mesaj alamazsak “Belki de burada olmamalıyım. Burada istenmiyorum.” sonucunu çıkarabiliriz.
2.Seni görüyorum, sen gerçeksin: Bir anne bu duyguyu uyumlanıp, çocuğuna ayna olarak verebilir. Annenin en önemli rollerinden biri yansıtıcı olabilmesidir. Örneğin neyi sevdiğini, neye önem verdiğini bilir. Alışkanlıklarına değer verir. Böylelikle çocukta kendisini tanıyacaktır.
Eğer anne tarafından görülmediğimizi hissedersek, “görünmez olduğumuz ve gerçekte var olmadığımızı” düşünebiliriz. Bu bizim aşk, kariyer, arkadaşlıklar gibi alanlarda fark edilebilmek için kendi kimliğimizi feda edebilmemize yol açar.…

Var'olan Annenin Yok'luğu

Resim
Bu kitabın ismini bir danışanım verdi. Şu anda basımı tükenmiş, ancak ne yapıp edip buldum. Terapist - Yazar Jasmin Lee Cori’nin uzmanlık alanı “Çocukluk döneminde kötü muamele görmüş veya ihmal edilmiş yetişkinler.” Kitap beni hızla içine çekti, belki ilerde bir seminer içeriği bile oluşturabilir.
Sizinle içindeki bazı bölümlerini paylaşmak istiyorum. Yazar, açılışta bir şiirle girmiş.
Anne, Neredeydin?
İlk adımlarım uçabileceğini gören yavru bir kuş gibi, mest olmuş halde,
Arkama baktığımda gülüşüm yüzümde dondu
Seni bulamadım,Anne, neredeydin? Okulun ilk gününde tangır tungur bir otobüste,
Yabancı bir yere giderken,
Çocuklar bağrışıp büyükler birbirleriyle arkadaşlık ederken, Bütün dünya bana yabancıydı,
Anne, neredeydin? (...) Baktın ama beni görmedin,
Sıcaklığın küçük kız kalbime hiç ulaşmadı,
Neden birbirimizi kaybettik? Anne, neredeydin?
Regresyon terapisinde en çok üstünde durduğum konulardan biri anne karnı ve şimdiki yaşam travmalarıdır. Hayatımızda sadece birkaç deneyim annelerim…

Uyanın ve ayağa kalkın

Resim
Son zamanlarda sıklıkla karşılaştığım bir soru var. Her şey şimdiki zamanda oluyor ise, geçmiş artık geride kalmış ve gelecek henüz gerçekleşmemiş ise “Dönüşümsel Regresyon veya Geçmiş Yaşam çalışmalarının bizim hayatımıza etkisi nedir? Osho’nun bu konudaki görüşüyle açıklama getireyim. Osho diyor ki; Karma’nın olaylara bakış açısı şudur. Hayatımızı etkileyen derindeki yaralar nereden geliyorlar? Gelecekten gelemezler, çünkü gelecek henüz gerçekleşmemiştir. Şimdiki zamandan gelemezler, çünkü henüz ne olduğunu bilemiyorsun.
“Şimdiki zamanı sadece uyanmış olanlar bilir.”
Dolayısıyla sen aslında zihinsel olarak sadece geçmişte yaşıyorsun, öyleyse geçmişinden bir yerlerden gelmek zorundalar. Yara hafızanda bir yerlerde olmalı. Geri git. Orada sadece bir tek yara değil, birkaç yara olabilir. Küçük, büyük yaralar. “Daha derine git ve ilk yarayı bul; öfkeni, acının, korkunun, endişenin, cesaretsizliğinin asıl kaynağını.” Denersen, bulabilirsin, çünkü oradadır. Bütün geçmişin oradadır. Tıpkı bir…

Bugün Aslında Dündü - Groundhog Day

Resim
Bu hafta Sinema Salısı’nda geçen hafta işlediğimiz “Şimdiki An’da kalmak” kavramı üzerine çekilmiş olan en iyi felsefik mizah filmlerinden birini izledik. Bill Murray’nin zamanda kapana kısılıp kaldığı kült komedi filmi “Bugün Aslında Dündü - Groundhog Day”
Film konusunu bu hafta cuma gününe denk gelen 2 Şubat tarihinde Pensilvanya Eyaletinde Groundhog Day , yani “Dağ sıçanı günü” adıyla kutlanan şenlikten alıyor. 
Folklorik hikayeye göre, eğer bir dağ sıçanı, 2 Şubat tarihinde kafasını topraktan çıkarıp göğe bakar ve havanın bulutlu olduğunu görürse, bahar beklenen daha erken gelirmiş. Lakin eğer dağ sıçanının karşılaştığı manzara, güneşli bir gün ise, ağır kış şartlarının o yıl ikinci defa yaşanacağına delaletmiş.
Harold Ramis‘in yönetmen koltuğunda olduğu, efsaneleşmiş bir komedi filmi “Groundhog Day”. BAFTA Jürisi tarafından, En İyi Özgün Senaryo dalında ödüllendirilen, Amerikan Ulusal Sinema Cemiyetinin, 20. yüzyılın en başarılı komedileri arasında gösterdiği film tam bir deha ür…

Hayatınızın Ana Amacı An'da Kalmak Olmalı

Resim
Dün akşam Salı Sineması’nda "Şimdinin Gücü" nün mistik yazarı, usta Eckhart Tolle'den harika bir konferans vardı. "Eckhart Tolle's Finding Your Life Purpose - Hayatınızın Amacını Bulun". Genelde kitap okuma sırasında zihniniz bazen işinize gelmeyen şeylerde sizi bambaşka yerlere taşır. Ama bir film veya görseli hele de grupla birlikte izliyorsanız aksine sizi sürekli daha içine çeker, o zaman düşünceleriniz sizi sabote etmek yerine daha yaratıcı şekilde akmaya başlar.
“Zaman sadece bir illüzyondur” diyor Eckhart. Beynimiz lineer yani çizgisel algılamaya yatkın olduğu için her zaman geçmişi geride, geleceği ileride düşünür. Aslında zaman diye bir şey yoktur.
“Farkında olmayan, bir uyurgezer gibi uyuyan sıradan bilinçler için geçmiş ve gelecek gerçektir, şimdiki zaman gerçek değildir. Sadece uyandığın zaman şimdiki zaman gerçek olacaktır. Geçmiş de gelecek de gerçek olmayacaktır.” OSHO
Bir çocuk doğduğunda ilk olarak farkına vardığı kendisi değil “diğeridir”. Çü…